Bu yolculuğa, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından deprem bölgesinde çalışan feminist ve LGBTİ+ örgütler için uluslararası kaynakları nasıl harekete geçirebileceğimiz sorusuyla başladık. Çok geçmeden gördük ki bu örgütler, Türkiye'de sadece toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin değil, aynı zamanda kriz anlarında hayatî dayanışma ağlarının da en güçlü halkası.
Devletin ihmal ettiği veya yok saydığı ya da kamu politikalarının etkili bir biçimde işle(til)mediği alanlarda, hızlı, yaratıcı ve dayanışma temelli müdahaleler geliştiriyor, kadınlar ve LGBTİ+'ların ihtiyaçlarını gözeten toplumsal cinsiyete duyarlı çalışmalar yürütüyorlar. Üstelik bunu, artan siyasal baskılar, daralan sivil alan ve derinleşen finansman krizinin ortasında yapıyorlar. Deprem, bu örgütlerin hem sahadaki hayati rolünü hem de bu rolü giderek ağırlaşan koşullar altında sürdürmeye çalıştıklarını daha görünür hale getirdi.
FFİ, tam da bu koşullarda doğdu: Türkiye'nin hızla değişen ve çoklu krizlerle şekillenen bağlamına uygun, esnek ve katılımcı bir hibe modeli ile kolektif öğrenme ve dayanışmayı güçlendirecek alanları birlikte inşa etmek için. Dayanışma amacıyla attığımız bu adımları, Ağustos 2024 itibarıyla dernekleşerek daha kurumsal bir yapıya dönüştürdük.